CİLT BAKIMI

Deri bakımı en az deri hastalıklarının tedavisi kadar önemlidir. Deriye zarar veren güneş, kullanılan kozmetik ürünler, sigara ve giysilerdeki kimyasal maddelerin cildimize verdiği zararlara yönelik almamız gereken önlemler vardır. Cilt bakımı ve kozmetolojik uygulamalar sırasında bu anotomik ve fizyolojik özelliklerin iyi bilinmesi, kullanılan ürünler ve uygulamaların doğru seçilmesi açısından önemlidir

Derinin fizyolojikyapısından kısaca bahsedecek olursak deri; epidermis, dermis ve deri altı dokusu olmak üzere başlıca üç tabakadan oluşur. Herbir tabakanın kendine özgü özellik ve fonksiyonları vardır. 

Epidermis derinin en yüzeyel tabakasıdır. Bu tabaka deriye yüzey örtüsü, nem sağlaması ve deri rengine katkıda bulunması nedeni fonksiyonel ve kozmetik açıdan  büyük önem taşımaktadır. Epidermis yüzeyi eğer kuru ve kaba ise deri yaşlı görünmektedir. İyi nemlenmiş bir epidermis daha yumuşak ve parlaktır. Epidermisde doğal nemlendirici özelliğe sahip aminoasitler, lipitler bulunur. Yaş, genetik özellikler, mevsimsel değişiklikler, lipitten yoksun diyetle beslenme bu durumu etkiler. Linoleik asitten fakir diyet, kolesterol düşürücü ilaç kullanmak, temizleyici sabunların sık kullanılması kuru deriye yol açmaktadır.

Dermis derialtı yağ tabakası ile epidermis arasında bulunur ve cildin kalınlığından sorumludur. Bu kalınlık vücut bölgelerinde değişkenlik gösterir ve yaşla beraber azalır. Buradaki asıl hücreler fibroblastlardır ve özellikle kollojen, elastin üretiminden sorumludurlar. Kollojen yaşlanma karşıtı kullanılan pek çok ürün ve uygulamanın odağı halindedir. Deriye yüzeyel uygulanan ürünler genellikle epidermiste kalırlar. Dermisi etkilemesini istediğimiz uygulamalar genellikle ejaktabldır. Dermis cildin görünümü açısında son derece önemli olup dermal kollojen, elastin ve özel proteinlerin kaybı cildin yaşlanmasına neden olmaktadır.

Hipodermis ise en alt deri tabakası olup vücut için önemli enerji kaynağı olan yağ dokusundan oluşmaktadır. Ayrıca kollojen de bulunur. Yaşla beraber yağ dokusu kaybolur ya da istenmeyen bölgelere kayar. Yağ enjeksiyonu uygulamaları bu tabakaya yapılır.

Cildin temel bakımı temizlenmesi, ultravioleden(UV) korunması ve gerektiğinde nemlendirilmesi şeklindedir.

Deri yaşlanması kişinin genetik yapısı ve çevresel faktörlere bağlıdır. Sigara, aşırı alkol kullanımı, yetersiz beslenme, güneş ışınlarına bağlı gelişen deri yaşlanması yavaşlatılabilir.

UV'nin erken yaşlanmada %80 rolü olduğu bilinmektedir. Kontrolsüz UV maruziyeti sonrası deride çillenme, lekelenme, aşırı kuruluk, esneklik kaybı, damarlanma artışı, iyi huylu ve melanom gibi kötü huylu tümörlerin gelişimi ve kırışıklıkların artması gözlenmektedir. Bu duruma fotoyaşlanma denilmektedir. Güneşten koruyucuların kullanılması (SPF 20 ve üzeri), öğle saatlerinde güneşten kaçınılması, 'sağlıklı bronzlaşma' kavramının yanıltıcı olduğunun bilinmesi gereklidir.

Kronik sigara kullanan insanlarda da 'sigara içici yüzü' (smoker's face) adı verilen kabalaşmış ve hiperpigmentasyon oluşmuş cilt göze çarpmaktadır. Sigara derideki elastik fibrillerin kopmasına, derideki A vitamini seviyesinin ve nemin azalmasına neden olmaktadır. Ayrıca saçlardaki beyazları arttırdığını gösteren çalışmalar vardır. Sigara kullanmakta ısrar eden hastalarda topikal retinoid kremlerinin kullanılması faydalı olacaktır.

Hormonal nedenler ve deri yaşlanması arasında da doğrudan ilişkiler vardır. Özellikle postmenapozal dönemdeki yani estrojen seviyesinin önemli ölçüde azaldığı kadınlarda hızlı bir şekilde deride incelme, kuruma ve elastikiyetin kaybolduğu gözlenmektedir. Menapoz döneminde oral hormon replasman tedavisi alan hastalarda bu sürecin yavaşladığı gösterilmiştir.

Deri bakım probleminde en sık karşılaşılan sorun kuru deri problemidir ve doğuştan ya da sonradan gelişmiş olabilir. Genetik dermatolojik bazı hastalıklar hastada hayat boyu kalın pullu bir deriye neden olur. Çevresel etkenler ile gelişmiş kuru deride ise gerekli önlemler alınmalıdır. Sıcak su, deterjanlar, giysilerden oluşan sürtünme, sık seyahat etmek (hava yolu ile), klima, çevre kirliliği, deriye temas eden diğer kimyasallar deri kuruluğunu arttırır. Dermatolojik testlerden geçirilmiş, allerjenlerden uzaklaştırılmış nemlendiricilerin sürekli kullanılması yararlı olacaktır.